← Okuma planı

31 / 46 · Matta 19, Markos 10 · 13 dk

Başlangıçtaki Amaca Döndüren, Canını Fidye Olarak Veren O

Bugün okuyacağın bölüm: Matta 19, Markos 10. Kutsal Kitap'ı açmadan önce, bu yazıyla kısaca hazırlan.

Arka plan

Ferisiler İsa'yı denemek amacıyla sorar: "Bir adamın, herhangi bir nedenle karısını boşaması Kutsal Yasa'ya uygun mudur?" (Matta 19:3). O dönemde insanlar boşanma kuralını kendi işlerine geldiği gibi yorumlayıp, ufak bir nedenle bile karılarından ayrılabiliyordu. İsa bu kuralı yorumlamaya kalkışmaz, doğrudan yaratılışa döner: "Tanrı, yaratılışın başlangıcından 'İnsanları erkek ve dişi olarak yarattı.' ... artık iki değil, tek bedendir. O halde Tanrı'nın birleştirdiğini insan ayırmasın" (Markos 10:6-9). Sonra açıklar: Musa'nın boşanmaya izin vermesi insanların yüreği inatçı olduğu içindi, başlangıçtan böyle değildi (Matta 19:8). İzin verilen ile başlangıçta amaçlanan aynı şey değildir.

İnsanlar çocuklarını getirip ellerini üzerlerine koyup dua etmesini isteyince, öğrenciler engel olmaya çalışır. İsa çocukları kucağına alıp kutsar (Markos 10:13-16). Hemen ardından biri koşarak gelip diz çöker: "Öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için nasıl bir iyilik yapmalıyım?" (Matta 19:16). Buyrukların hepsini tuttuğunu söyleyen bu adama, ona sevgiyle bakan İsa (Markos 10:21) son bir şey ister — gidip her şeyini satıp yoksullara vermesini, sonra gelip kendisini izlemesini. Adam çok malı olduğu için üzüntü içinde uzaklaşır. İsa şöyle der: "Devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliği'ne girmesinden daha kolaydır" (Matta 19:24). Öğrenciler büsbütün şaşırıp "Öyleyse kim kurtulabilir?" diye sorunca İsa yanıt verir: "İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür" (Matta 19:26).

İsa kendi ölümünü ve dirilişini yine önceden bildirir. Tam bu sırada Zebedi'nin oğulları Yakup ile Yuhanna yaklaşıp isterler: "Sen yüceliğine kavuşunca birimize sağında, ötekimize de solunda oturma ayrıcalığını ver" (Markos 10:37). İsa onlara ne dilediklerini bilmediklerini, kendisinin içeceği kâseden içip içemeyeceklerini sorar. Öbür on öğrenci bunu duyunca Yakup'la Yuhanna'ya kızmaya başlar. İsa hepsini yanına çağırıp der: "Sizin aranızda böyle olmayacak. Aranızda büyük olmak isteyen, ötekilerin hizmetkârı olsun. Aranızda birinci olmak isteyen, hepinizin kulu olsun" (Markos 10:43-44).

Ve bunun nedenini açıklar: "Çünkü İnsanoğlu bile hizmet edilmeye değil, hizmet etmeye ve canını birçokları için fidye olarak vermeye geldi" (Markos 10:45). İsa'nın neden geldiğini kendi ağzıyla özetlediği, müjde kitaplarının en ağırlıklı sözlerinden biri budur.

Topluluk Eriha'dan geçerken, yol kenarında oturan kör dilenci Bartimay, İsa'nın orada olduğunu duyunca bağırır: "Ey Davut Oğlu İsa, halime acı!" (Markos 10:47). Çevresindekiler susturmaya çalışsa da o daha çok bağırır, İsa onu çağırtıp gözlerini açar. Adam hemen İsa'nın ardından yola koyulur (Markos 10:46-52).

Okurken şuna dikkat et

Boşanmayla ilgili sözü okurken, İsa'nın bir madde boşluğu aramadığına dikkat et. Ferisiler "neye izin var" diye sorar, İsa ise "Tanrı başlangıçta ne istedi" diye yanıtlar. Bu söz bazılarına kişisel olarak acı verebilir. İsa'nın ölçüsü karşısında hiçbirimiz kusursuz olamayız — ama İsa bizim eksiğimizi mahkûm etmeye değil, onun bedelini üstlenmeye geldiğini de birlikte hatırlayarak oku.

Zengin genç adamın öyküsünde, "ona sevgiyle bakan İsa" (Markos 10:21) cümlesini gözden kaçırma. İsa soğuk bir kuralı dayatmıyor; malını Tanrı gibi tutan o adamı gerçekten sevdiği için tam en can alıcı yerine dokunuyor. Adam üzülerek uzaklaştıktan sonra İsa, "Devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliği'ne girmesinden daha kolaydır" (Matta 19:24) der.

Bir dakika duralım. Öğrenciler de bu söze şaşırdı. "Öyleyse kim kurtulabilir?" (Matta 19:25) — zengin bile giremiyorsa kim girebilir? Çoğu insan şöyle düşünür: "Yeterince iyi işler yaparsam, buyrukları tutarsam Tanrı'nın Egemenliği'ne girerim." Ama İsa'nın yanıtı şudur: "İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür" (Matta 19:26). Kurtuluş, ne kadar iyi yaşadığımızın sınavı değil, kendi gücümüzle asla ulaşamayacağımız bir şeyi Tanrı'nın bizim yerimize yapmasıdır. Deve iğne deliğinden nasıl geçemezse, insan da kendi çabasıyla Tanrı'ya ulaşamaz. Ama Tanrı için bu mümkündür.

Yakup ile Yuhanna'nın yüksek makam istemesiyle, hemen ardından İsa'nın söylediklerini yan yana koy. Dünyada "büyük olmak" başkalarına hükmetmek demektir; İsa tam tersini söyler — büyük olmak isteyen hizmetkâr olsun, birinci olmak isteyen herkesin kulu olsun. Ve bunu kendine uygular: kendisi bile hizmet edilmeye değil, hizmet etmeye ve canını birçokları için fidye olarak vermeye geldi (Markos 10:45). Hemen ardından gelen Bartimay öyküsüne de dikkat et. Öğrenciler kimin daha büyük olacağı kavgasına dalmışken, gözleri görmeyen bir dilenci İsa'nın kim olduğunu tam olarak tanıyıp haykırır. Gözle görmek ile gerçekten görmek aynı şey değil — bu bölümün sonu bunu bir kez daha gösteriyor.

Aklında taşıyacağın sorular

Bölümü okurken şu soruları aklında taşı.

  1. "İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür" sözü, kendi çabanla Tanrı'nın önünde kabul görmeye çalışırken sana nasıl geliyor?

  2. Yakup ve Yuhanna gibi, yüksek bir yer istediğin oldu mu? "Hizmet eden büyüktür" sözü, hayatında neyi yeniden düşündürüyor?

Okuma

Şimdi Matta 19, Markos 10 bölümünü kendi Kutsal Kitabından yavaşça oku. Acele etme; bir kez okuduktan sonra bir kez daha oku.