Gösterişin İçini Gören, İki Bakır Parayı Fark Eden
Bugün okuyacağın bölüm: Matta 23 ve Luka 20-21. Kutsal Kitap'ı açmadan önce, bu yazıyla kısaca hazırlan.
Arka plan
Bugün okuyacağın bölümler, İsa'nın Yeruşalim'e girişinin ardından Tapınak çevresinde yaşanan son yüzleşmeleri anlatıyor. Çarmıha gerilmesine yalnızca birkaç gün kalmıştı. Din önderleri O'nu sınamak için art arda sorular yönelttiler — vergi meselesi, diriliş tartışması, en büyük buyruk (Gün 35) — ve İsa her seferinde niyetlerini görür gibi yanıt verdi.
Luka 20 de bu gerilimin içindedir. Özellikle bağ bahçesi ve kiracılar benzetmesi dikkat çekiyor (Luka 20:9-16). Ev sahibi hizmetkârlarını gönderdiğinde kiracılar onları dövüp kovdular; en sonunda oğlunu gönderince, "Bu mirasçıdır, onu öldürelim, miras bize kalsın" dediler. İsa bu benzetmeyi anlatırken başına ne geleceğini zaten biliyordu — ve yine de konuşmayı bırakmadı.
Matta 23, bu yüzleşmelerin doruk noktasıdır. İsa yedi kez "Vay halinize!" diyerek sözü alır. Uyarının hedefi adı kötüye çıkmış günahkârlar değil, Kutsal Yazıları ezberleyen ve Tevrat'ı öğreten din önderleri — yani din bilginleri ve Ferisilerdir. Yaptıklarının tümü gösteriş içindi (Matta 23:5). Hamaillerini büyük, giysilerinin püsküllerini uzun yaparlar; toplantı yerlerinde baş köşeyi, meydanlarda selam almayı severler. İsa'nın bütün yaşamı boyunca en sert biçimde uyardığı kişilerin en dindar görünenler olduğu gerçeği, bölümü okurken duraklatıyor.
Hemen ardından başka bir tabloya geçiyoruz. İsa Tapınak'taki bağış sandığının karşısına oturmuş, zenginlerin büyük paralar attığını izliyordu (Luka 21:1-4). O sırada yoksul bir dul kadın iki bakır para koyup sessizce geçti. Bakır para o günkü en küçük madeni paraydı; ikisi birleşince bile bir işçinin günlük ücretinin altmış dördüncüsüne ulaşmıyordu. Yine de İsa "Bu herkesten daha çok verdi" dedi — çünkü o "geçinmek için elinde ne varsa hepsini" koymuştu (Luka 21:4). Zenginler varlıklarından artanı verdi; dul kadın ise varını yoğunu.
Öğrenciler Tapınak'ın güzel taşlarına dikkat çekince İsa, "Burada gördüklerinize gelince, öyle günler gelecek ki, taş üstünde taş kalmayacak, hepsi yıkılacak!" dedi (Luka 21:6). Şaşıran öğrenciler "Bu ne zaman olacak?" diye sordu. Bunun üzerine savaşlar, depremler, zulüm dönemine dair sözler geldi. İsa orada "Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın" diyor (Luka 21:9) — sonu bilen biri olarak bunu söyleme hakkına sahip tek kişidir O.
Bugünkü bölümü boyunca geçerli tek soru şu: İsa'nın gözleri nereye bakıyor?
Okurken şuna dikkat et
Matta 23'ü okurken bir ifadenin tekrar ettiğini göreceksin: "gösteriş için" (Matta 23:5). Hamaillerini büyük yapmak, püskülleri uzatmak, baş köşeleri sevmek, selam almaktan zevk almak — İsa bunların yanlış olduğunu söylemiyor. Hamail de püskül de Allah'ın emrettiği şeylerdi. Ama bu pratikler Allah'ı hatırlamak için verilen araçlar olmaktan çıkıp başkalarının dikkatini çekmek için kullanılan araçlara dönüşmüştü. Allah hakkında olan şeyleri kendi hakkında olan şeylere çevirmişlerdi.
"Dıştan güzel görünen, ama içi ölü kemikleri ve her türlü pislikle dolu badanalı mezarlara benzersiniz" (Matta 23:27) — bu söz o günün insanlarına çok somut bir imge çağrıştırıyordu. Mezarların badanalanmasının nedeni güzel görünsün diye değil, hac mevsiminde hacıların kazara dokunup tökezlememesi için uyarı işareti koymaydı. Göz alıcı beyaz bir dış — içinde ölü kemikler. İsa görüntünün içini görüyordu ve bundan acı duyuyordu (Matta 23:37, Yeruşalim için yürek burkan bir sitem gelir ardından). Soğukkanlı bir yargıç değil, yüreği sıkışarak konuşan biridir O.
Ve bir anda kimsenin dikkat etmeyeceği o dul kadının iki bakır parasına bakıyor. Aynı gün, aynı yerde — İsa'nın gözlerinin nerede durduğuna dikkat et. Gösterişli dini pratikleri bir bakışta görüyor, insanların gözünün ulaşmadığı içten adanmayı kaçırmıyor. O'nun gözleri bizimkinden farklıdır.
Bir dakika duralım.İsa'nın bu uyarısı "din kötüdür" demek değil. O, Yasa'nın daha önemli konularını — "adaleti, merhameti, sadakati" yerine getirmek gerektiğini açıkça söyledi (Matta 23:23). Sorun, dini eylemlerin güdüsündeydi. Dua, oruç, sadaka — bunlar Allah'a mı yönelik, yoksa insanların takdirini mi arıyor? İsa'nın uyarısı Ferisilere yönelikti, ama soru bugün bize de geliyor: "Bunu kime görünsün diye yapıyorum?"
Aklında taşıyacağın sorular
Bölümü okurken şu soruları aklında taşı.
-
İman eylemlerini (dua, sadaka, hizmet) yaparken kalbinin Allah'a mı yoksa başkalarının gözüne mi yöneldiğini dürüstçe sorgulayabilir misin?
-
İsa'nın dul kadının iki bakır parasını fark ettiği gibi, şu an hayatında kimsenin bilmediği bir yerde sessizce sunduğun bir şey var mı?
Okuma
Şimdi Matta 23 ve Luka 20-21'i kendi Kutsal Kitabından yavaşça oku. Acele etme; bir kez okuduktan sonra bir kez daha oku.
Felicity