← Okuma planı
46 günlük yolculuk · 37. günMarkos 138 dk

Sözü Gerçekleşen, Uyanık Kalmayı Buyuran

Bugün okuyacağın bölüm: Markos 13. Kutsal Kitap'ı açmadan önce, bu yazıyla kısaca hazırlan.

Arka plan

İsa tapınaktan çıkarken öğrencilerinden biri hayranlıkla seslendi: "Öğretmenim, şu güzel taşlara, şu görkemli yapılara bak!" (Markos 13:1). O dönemde Yeruşalim Tapınağı dünyanın en görkemli yapılarından biriydi. Hirodes'in yenilediği Tapınak'ın temel taşlarından bazıları on bir metreyi aşan devasa beyaz mermerdi. Yüzlerce ton ağırlığındaki bu taşlar, insanı ezecek kadar büyüktü.

İsa'nın yanıtı ise beklenmedikti: "Bu büyük yapıları görüyor musun? Burada taş üstünde taş kalmayacak, hepsi yıkılacak!" (Markos 13:2). Öğrenciler bundan büyük ihtimalle şok olmuşlardı. Tapınak sıradan bir bina değildi; Tanrı'nın halkıyla birlikte olduğunu gösteren bir simgeydi ve tüm Yahudi inancının merkeziydi. Bu yapının yıkılacağını duymak onlar için kavranması güç bir şeydi.

Bu sözlerin söylenmesinden yaklaşık kırk yıl sonra, MS 70'te Roma komutanı Titus komutasındaki lejyonlar Yeruşalim'i fethetti. Dönemin tarihçisi Yusuf bin Matta bu yıkımın boyutunu şöyle aktardı: "İnsanların yaşamış olduğuna dair en küçük bir iz bile kalmadı." İsa'nın söylediği harfiyen gerçekleşti. Taş üstünde taş kalmadı. Bugünkü bölümü okumadan önce bu gerçeği yüreğinde tut.

Devam eden Zeytin Dağı konuşmasında İsa, savaşlar, depremler, kıtlıklar, zulüm ve "yıkıcı iğrenç şey" gibi gelecekteki olayları anlatır. Yorum açısından zorlu bir pasajdır; âlimler arasında hangi olayların MS 70'e, hangilerinin son güne ait olduğu tartışılmaktadır. Ne var ki bu konuşmayı okurken önemli olan tarihlerin doğrusunu bulmak değil, bugün nasıl yaşamamız gerektiğine dair bir yönerge duymaktır. İsa bu sözleri takvimi doldurmak için değil, öğrencilerine "korkmayın" (Markos 13:7) ve "kaygılanmayın" (Markos 13:11) demek için söyledi.

Okurken şuna dikkat et

Markos 13'ü okurken iki akışı yan yana takip et. Biri zaten gerçekleşmiş olanlar — MS 70'teki Tapınak yıkımı ve Yeruşalim'in düşüşü. Diğeri henüz gerçekleşmemiş olanlar — İnsanoğlu'nun gelişi ve seçilmişleri toplamak.

İsa bu konuşmada bir şeyi açıkça belirtti: "O günü ve o saati, ne gökteki melekler, ne de Oğul bilir; Baba'dan başka kimse bilmez" (Markos 13:32). Bu söz bizi çaresiz bırakmıyor; aksine özgür kılıyor. Tarihi bilmek zorunda değiliz. Bunun yerine tek bir şey yapmamız gerekiyor: uyanık olmak.

Pasajın sonundaki (Markos 13:34-36) benzetmeye dikkat et. Bir ev sahibi yolculuğa çıkarken kölelerine yetki ve görev verir, kapıdaki nöbetçiye de uyanık kalmasını buyurur. Ne zaman döneceği bilinmez ama herkes üstlendiği görevi yapar. Uyanık olmak, duraksayıp beklemek değil; üstlenilen işi sadakatle yapmaktır. Bu arada "önce Müjde'nin bütün uluslara duyurulması gerekir" (Markos 13:10) sözü de duyulur. Uyanık olana verilen görev, Müjde'yi taşımaktır.

Bir dakika duralım.

İsa Tapınak'ın yıkılacağını söylemişti — ve bu kehanet tam olarak gerçekleşti. Bugünkü pasajın sağlam zemini budur. Henüz gerçekleşmemiş sözler — İnsanoğlu'nun gelişi, seçilmişlerin toplanması — de zaten gerçekleşmiş olanların üzerine kuruludur. "Yer ve gök ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır" (Markos 13:31). Tapınak yıkıldığı gün İsa'nın sözleri yıkılmadı. Bu yüzden bugün de o sözlere tutunabiliriz.

Aklında taşıyacağın sorular

Bölümü okurken şu soruları aklında taşı.

  1. Hayatında Tapınak gibi güvendiğin bir şey var mı? Sağlık, ilişkiler, iş, topluluk — bunlar sarsıldığında imanın da birlikte sarsılan bir yapı mı var?

  2. "Uyanık ol" sözü bugün sana nasıl somutlaşıyor? Şu an sana emanet edilen "her birinin görevi" nedir?

Okuma

Şimdi Markos 13'ü kendi Kutsal Kitabından yavaşça oku. Acele etme; bir kez okuduktan sonra bir kez daha oku.