Günahsız Olan Günahkarın Yerinde Öldüğü Gün, Tapınak Perdesi Yırtıldı
Bugün okuyacağın bölüm: Matta 27 ve Markos 15. Kutsal Kitap'ı açmadan önce, bu yazıyla kısaca hazırlan.
Arka plan
Duruşma şafaktan başlamıştı. İsa din önderlerinin huzurunda sorgulanmış, şimdi de Roma valisi Pilatus'a teslim edilmişti; Yahudi yetkililerinin idam cezası verme yetkisi yoktu. Pilatus İsa'yı sorguladı ve suçsuz olduğunu anladı. Ama kalabalık ayaklanacak diye korktu ve sonunda boyun eğdi. Ellerini yıkayıp "Bu adamın kanından ben sorumlu değilim" dedi — ama ellerini yıkamak onu bu sorumluluktan kurtarmadı.
Duruşma sürerken Yahuda, suçsuz birini ele verdiğini fark etti. "Ben suçsuz birini ele vermekle günah işledim" dedi (Mt 27:4). Otuz gümüş parayı tapınağa fırlattı ve gidip kendini astı. Matta bunu sade bir pişmanlık olarak aktarır. Bu gerçek tövbe değildi. Kutsal Kitap ikisini birbirinden ayırır: "Tanrı'nın isteğiyle çekilen acı, kişiyi kurtuluşla sonuçlanan ve pişmanlık doğurmayan tövbeye götürür. Dünyanın acılarıysa ölüm getirir" (2Ko 7:10). Yahuda'nın trajedisi günah işlemiş olmasında değildi. Günahıyla İsa'ya dönememesindeydi.
Pilatus, Fısıh Bayramı geleneğine göre bir tutukluyu serbest bırakmayı teklif etti. Seçenekler; ağır suçlu Barabba ile İsa'ydı. Kalabalık Barabba'yı seçti. Eski Ahit'te Levililer 16'da iki teke vardır — biri günah sunusu olarak kesilir, öbürü "Azazel'e düşen teke" olarak çöle salınır. Barabba o Azazel tekesidir. Ve bu tabloda biz Barabba'yız. Günahsız İsa öldü, günahkâr biz serbest kaldık.
İsa sabah saat dokuzda çarmıha gerildi. Öğleyin on ikiden üçe kadar, tam üç saat boyunca bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü (Mt 27:45). Bu bir hava olayı değildi. Eski Ahit'te karanlık, Tanrı'nın yargı gününün habercisidir: "O gün" diyor Egemen RAB, "Öğleyin güneşi batıracağım, güpegündüz yeryüzünü karartacağım" (Am 8:9). Saat üçe doğru İsa yüksek sesle bağırdı: "Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?" (Mt 27:46). Mezmur 22'nin ilk cümlesidir bu. İsa normalde Tanrı'ya "Baba" diyerek dua ederdi; ama yalnızca bu anda "Tanrım" dedi. İnsanlığın günahını yüklenen o anda, Baba'dan kopmanın acısını gerçekten yaşadı.
İsa son nefesini verdiği anda tapınaktaki perde yukarıdan aşağıya yırtılarak ikiye bölündü (Mt 27:51). Bu kalın perde, kutsal yeri en kutsal yerden ayıran örtüydü; yılda yalnızca bir kez, yalnızca başkâhin içinden geçebilirdi. "Yukarıdan aşağıya" — bunu yapan Tanrı'nın kendisiydi. İsa'nın ölümüyle Tanrı ile insan arasındaki o duvar ortadan kalktı. O anda çarmıhın yanında duran Romalı yüzbaşı şöyle dedi: "Bu gerçekten Tanrı'nın Oğlu'ydu!" (Mt 27:54). Yahudi önderler İsa'yı küfürle suçlamıştı, ama bir yabancı asker O'nun kim olduğunu ilk tanıyan oldu.
Okurken şuna dikkat et
Matta 27'yi okurken Yahuda'yı basit bir kötü adam olarak geçiştirme. O, "suçsuz birini ele vermekle günah işledim" demişti (Mt 27:4). Günahını fark etmesi açısından Petrus'tan farklı değildi. Aradaki fark sonrasında. Petrus döndü, Yahuda dönmedi. Yahuda'ya bakarken kendini göreceksin — günahını kabul etmesine rağmen Tanrı'ya dönmesini engelleyen şeyin ne olduğunu.
"Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?" (Mt 27:46) çığlığını yavaşça oku. İsa Getsemani'de "Bu kâse benden uzaklaştırılsın" diye dua etmişti. Ama Baba başka bir yol açmadı. Üç saatlik karanlık, İsa'nın bizim yaşamamız gereken şeyi bizim yerimize yaşadığı zamandı. İsa bu acıyı yaşadı ki biz artık Tanrı'ya "Baba" diyebilelim.
Bir dakika duralım.İslam, "Onu kesinlikle öldürmediler ve kesinlikle çarmıha germediler" (Kuran 4:157) öğretisini savunur. Birçok Müslüman bunun İsa'ya daha büyük bir saygı göstermek olduğunu düşünür — bir peygamberin böyle utanç verici bir ölümle ölmüş olamayacağı görüşüyle. Oysa Kutsal Kitap ve tarih farklı bir şey anlatıyor. Markos 15:44-45'i okuduğunda, Pilatus'un bizzat yüzbaşıyı çağırıp İsa'nın ölümünü teyit ettirdiğini görürsün. Pilatus'a teslim edilen de "ceset"ti — yaşamın tamamen sona erdiğini gösteren sözcük. İsa'nın ölümü; aralarında hiçbir ortak çıkar bulunmayan üç ayrı taraf — Roma valisi, Roma askerleri ve Yahudi önderler — tarafından teyit edilmiş tarihi bir olgudur. Daha da önemlisi, İsa bu sonu biliyordu. Getsemani'de üç kez dua etti ama başka bir yol yoktu. Çarmıh bir başarısızlık değil, başından beri Tanrı'nın planıydı. Bu ölüm gerçekti — bu yüzden bu ölümün bizim için olması da gerçektir.
Aklında taşıyacağın sorular
Bölümü okurken şu soruları aklında taşı.
-
"Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?" (Mt 27:46) — Şu an Tanrı tarafından terk edilmiş gibi hissediyorsan, İsa'nın o acıyı senden önce yaşamış olması senin için ne anlam taşıyor?
-
Pilatus İsa'nın suçsuz olduğunu bildi ama kalabalıktan korktu ve boyun eğdi. Şu an gerçek yerine çevrenin baskısına ya da kendi rahatına göre davranan bir alanın var mı?
Okuma
Şimdi Matta 27 ve Markos 15'i kendi Kutsal Kitabından yavaşça oku. Acele etme; bir kez okuduktan sonra bir kez daha oku.
Felicity